Yeni Yıla Girmeden
2008 yılında aman aman güzel bir olayım oldu dersem yalan söylemiş olurum. 2008 yılını özetlicek olursam ;
Çevremdeki insanlar daha doğrusu laf anlatıp anlamayan, çıkarları için görüşen, günü birlik maksat zamanlarını geçirmek için konuşan kişiler inanılmaz yormaya başladı zihnimi ve bedenimi. Kimisi 18 yaşında dünyaları ben yarattım modunda kimseyi beğenmez herkesi aşşalar, küçük görür, asidir, vs.vs.vs. Kimide 3 kuruş para kazanıcak ama bilmediği bir iş olduğundan kime nasıl yaptırtırım olayında kimin götünü yalasamda işimi yaptırsam kolay yoldan paramı kazansam düşüncelerinde ortada gezmekte. Yılların esnafı olarak herkesin bildiği berber bile diplomasını almış ama ne sakal kesmeyi biliyor nede saç kesmeyi. Zamane tiki mekanında olduğu için müşteri geliyor o müşterilerde şurada saç kesitiriyorum diye böbürlenmekte.
Bu gün işlerimi yaparken bir yandan da beni yoran şeyleri düşündüm sürekli. İşlerimi bitirdiğimde yaptığım liste biraz uzundu. Sıraya sokup tek tek hepsinden kurtulmaya başladım. İlk işim telefon defterimi temizlemek idi. Dolabımda sakladığım bazı eşyalar vardı sıra onları ayıtlamaya geldi ama nedense gözüm sürekli eski bir hediye olan tshirt e takılıp duruyordu ( annem yeni yıkamış yatağımın üzerinde ütülü duruyordu ) elime aldım, kokladım, evirdim çevirdim, düşünmeye başladım ne yapsam acaba diye ilk başta yırtıp rahatlarım diye düşündüm ama kumaş yırtmanın nesi zev vericek ki diye vazgeçtim, yakayım dedim ortalama 2 ayda günlüğümü yaktığımdan yada denize attığımdan bundan da vazgeçtim. Dolabın kapağı açık ben de yerde oturmuş bir şekilde düşünürken akşamları çöp toplayan kişiler aklıma geldi. Bazıları ile konuşuyordum ( her gün selam vere vere sohbet etmiştik epeyce ) birisinin ihtiyacı olabilir bu akşam vereyim mutlaka diye güzelce paketledim kullanmadığım kıyafetleri.
Kıyafet olayını da bitirdikden sonra dolabımda anı olsun diye sakladığım ot ve boklara sıra geldi. Ot ve bok değil tabi benim için ama gün geliyo yoruyorlar beni… Kıya bildiklerimi ayırdım ve paketledim kıyamadıklarımıda herzamanki yerine koydum ( Kutu yapmıştım ilkokula giderken ahşaptan onun içinde saklarım içine sığan önemli eşyalarımı ) ve yerine kaldırdım. Beni yorduğunu düşündüğüm ve paketlediğim eşyalara gelince saklasam ayrı saklamasam ayrı saklamayıp atığımı varsayınca ve tekrardan ulaşmak isteyip ulaşamayacağımdan pişman olurmuyum diye düşündüğümde olmayacağıma karar verdim. Ben bunca değer verirken o kişilerin hayatımda olmaması, hayatımdakilerin ise kendilerinden başka birşey düşünmedikleri için neden pişman olacağımı düşündüm. Başım eğik bir süre kala kaldım, hiçbir şey düşünmeden öylece duruyordum. Elimdeki paketi aldım ve dolabıma koydum…
Eskiden komşuluk vardı, eskiden insanlık vardı, eskiden gerçek sevgi vardı, eskiden dost vardı, eskiden canım dediğin bir eş vardı, eskiden güven vardı en önemliside eskiden dürüstlük vardı… Sanırım birde Allah korkusu vardı insanlarda. Yeni nesile baktığımızda anneye babaya saygıları yok… Esnafa baktığımızda kimi nasıl dolandırsam düşüncesinde… Kendi çevremize baktığımızda ise sosyal çevre adı altında bencil hareket eden kişilerle dolmuş…
Bunların hepsi benim hayatımda olanlar sizlerin ki benimki gibi olabilir olmaya bilir umarım benimki gibi değildir…
Evet bunların hepsi 2008 de yaşadığım hayatın kısa özetiydi. 2009 a gelince herşeyin eskisi gibi olmasını istemiyorum başka büyük bir beklentim yok. Ne istersem isteyim tuttuğumda çok geç olacak…
Yorum Yapın