Kim Takar Beni Sırtına ?
Tanrım !
Biliyorum içim kudurdu yine ! Yine biliyorum ki az sonra en sakin cennetlerinden birine tayin edeceksin beni.
Belki sürgün. Çok üzgün olacağım…
Cennet cehennem arası düşlerimle kıvrılıp büzüleceğim..
Tam karşıki köşede, hani şu terkedilmişliğimin imdat yerinde…
Kendi kendimle kalabilmenin sıfırın altındaki merkezindeyim…
Ağlıyor, yanıyor içim dışım..
Ruhum yırtık pırtık yamalı, peygamber usulü de olmasa, kim takar beni sırtına?
Sırt sırta verince sevda çıkmazları, aşksızlık kader mi tanrım ?
Yokluğundan çok ötelerde sarhoşum ayık gezmem mümkün değil !
Duygu fırtınalarım kör düğümler atıyor hayatımın cilvesine… Varlığın içimde hazine…
Kayboluyorum işte ! Yok olmak pahasına çekiliyor canım bedenimden… Kahroluyorum…
Sönmedi gitti boş yanan yangınlarım…
Alevleri sonsuzluğa mahkum etmiş yüreğimdeki öksüz yetim prangaları, bağlanamıyorum… Saklanamıyorum….
Ardım sıra dizilmiş yoksul duygularım, kalbimin aynasında bakımsız bakmaktayım..
Aynadaki sensiz kimsesiz doğmamış, en yansımamış halime… Halim ki niceleri görür halini…
Ben kendimi kendimle asmaktayım…
Başı dik, gönlü eğik, hayalleri yitik, ruhumla yan gelip yatmaktayım iki selvi dibinde…
Gelsen de gelmesen de gitti gidiyor zaman…
Yorum Yapın
