İç Döküş
Bütün kelimelerim tüm söyleceklerim söylenmemişlerim suskunluğa bürünüyor yokluğunda. İstesem de konuşamıyorum seninle susmaktan başka da bir şey gelmiyor elimden. Susup gözlerimden yaş akarken gülümsemekten başka, içimde çığlığa dönüşmüşken söylenmemişlerim.
Acılarımı susturmak öylesine zor ki.Bu sessizliğimde anlar mısın beni yine ? Bugün yine gelmek istedim sana yüreğinle konuşmak istedim. Boğazımda düğümlenen ertelenmiş bütün sözcüklerim. Keş kelere sebep olacaktı biliyorum günlerdir, haftalardır, aylardır böyle oluyor zaten. Ayaklarımı kırdın dilimi susturdun gelemiyorum.
Yaraladın ama yüreğimde kendini öldüremedin. Tam kapına geliyorum hatta nefesinin bile yakınına sonra ardıma bakmadan hızlı adımlarla uzaklaşıp gidiyorum yada uzaklaştığımı zannediyorum…
Belki ardımda bıraktığım sen en yakınım en iyi bilenim anlayanımsın, ne vakit seninle ilgili gidişinle ilgili bir şeyler düşse aklıma kovalıyorum beynimin içinden. Her bir sesi dinlemiyorum yada ürkekçe bir yerlere saklanıp gizleniyorum. Gelip beni gizlendiğim yerden bulacağını bile bile, sen ardımda kalıyorsun ben yürüyorum. Hep geride kalanlar yalnızlığa mahkum olmuyor, ben kendi yalnızlığıma kendi yokluğuma hiçliğime yürüyorum, artık kulaklarım sesleri duymaktan daha da yoksun.
Hangi kelimeye atsam elimi, hepsi birbirinden kırık, birbirinden yarım gözlerimse denizi, gökyüzünü eskisi kadar mavi görmüyor. Hani ne yapsan çıkmazdı denizin lekesi ? Hiç bir şey eskisi gibi değil, her yeni gün bir şeyler daha eksiliyor senin gidip senle eksildiğin gibi ne bir dost doldurabilecek yokluğunu nede bir sevda.
İşsiz kaldığımda kimselere sığınmayacağım, korkularımdan daha bir korkar oldum sende gidince yar unuttum gülmeyi en büyük korkum da buydu ya gidişinin ardından sonsuza kadar sustum. Tüm sözcüklerimi sen yine duymayacaksın içimdeki çığlık arttıkça bastırmaya çalışmak ne zor bilemezsin. Son sözlerimi sen yine duymayacaksın pişmanlıklar boğacak ikimizi de keşkeklerimiz soğuk mezar gibi suskun soğuk ve derine düşürecek bedenimizi dinleseydin yüreğinle, belki anlayabilirdin beni duyabilseydin söyleyemediklerimi…
Bütün sırlarımı yaşanmışlıklarımı, yarım kalmışlıklarımı hiç düşünmeden paylaştım seninle
En umutsuz anlarımda bile sığındığım ol(muş)dun. Küçük şımarık bir çocuk gibi azıcık canım yansa hep sana şikayetlenirdim. Söylesene şimdi seni kime şikayet edeceğim ? Hiç sevmedim suskunlukları biliyorsun ama susmak zamanıdır şimdi. Bazı şeyler var ki dillenmiyor söylenmiyor. Söylenemiyor sana gülümserken bile bir bulut çöküyor yüzüme
Fark ediyorum ki susmak en büyük yalnızlık…..
“İç Döküş” için 1 Yorum var
Yorum Yapın
3 Ağustos 2008 saat : 01:07
çok gzll….