Herşeyin Bir Cevabı Varmıdır
İyi kötü yaşıyoruz. Yıllar geçtikce anılarımız birikiyor, düşüncelerimiz, fikirlerimiz, bakış açımız değişiyor. Her yeni günde değişik şeyler görüp yaşıyoruz. Hayatımıza isteyerek yada istem dışı yeni insanlar girip çıkıyor. Kimisi iz bırakıyor kimisi farkedilmeden gelip geçiyor.
Hepsi için alternatif bulunuyor, otobüsü kaçırdıysan taksiye binersin işin gerçekden acil ise, önemli bir iş yapıyorsan kesintisiz güç kaynağı kullanırsın. Tedbir almış oluyorsun kısaca. Peki ya düşündünüzmü sevgilin seni bırakırsa ne yapacaksın ? Her zaman görüştüğün alternatif birisi olmak zorundamı (: Çok ilginç biçkaç gün önce ” Kızlar maymun gibidir, başka bir dalı tutmadan, tuttukları dallı bırakmazlar ” cümlesi tokat gibi yüzüme vurdu. Bunu söyleyenin bayan olduğunu düşünürsek işler baya karışık demektir.
Elbetteki iki cins içinde arada numuneler vardır, elbette narin temiz olanlar vardır. Hep bir sorunuzu paylaştığınızda, paylaştığınız kişide yakınmaya başlar. Kime dokunursanız dokunun bin ah işitiyorsunuz. Yapmacık kendisini elevermek istemeyen sussar ve konuyu değiştirir çünki onun için birşey ifade etmiyorsunuz ve birşey paylaşmak istemiyordur iyi yada kötü. Bende genelde susarım, susmamı sakın yanlış anlamayın sadece karşımdakini yaşadığımdan dolayı susuyorum…
Zaman bizi gittikce bencilleştiriyor. Yalanlar söyletiyor. Bir şekilde zamanı geçirtiyor. Lost dizisini biliyorsunuzdur. Hangi sezon kaçıncı bölüm olduğunu anımsamıyorum ama Sun ve Jin arasında ( Çekik gözlü çiftimiz ) kumsaldan mağraya taşındıkdan bir süre sonra Michael in yaptığı salın yanmasından sonra Sun topluluk içinde ingilizce konuşup Jini korumuşdur ve Sun’ın ingilizce konuştuğunu bilmeyen Jin dumur şekilde kalımışdı. Mağraya gidip eşyalarını toplamışdı ve mağradan ayrılıyordu. Sun ağlayarak ( neden bilmiyorum ama Sun’ı ağlarken gördüğümde içim tuhaf oluyor ) Jin’e ” Yeniden en başından başlayalım ” demişdi. Senaryo bu diceksiniz ama bunu gerçek hayatta yaşayanlarımız da vardır bundan eminim.
Kırılan erkek’in kalbini toplamak için bayanın yaptığı jest gerçekden anlayan erkek için paha biçilmez birşeydir. Kimi bayanda bundan zevk aldığını açıkca belli eder. Oyuncak parçalamış gibi…
Kimi bayanlarda ne yaptığının farkında olmadını söyler. Neden en çok bayanlar unutkandır ? Ne söylediğini ne dediğini unutur. Niye işlerine gelmediğinde sinirlenir yada ağlarlar ? Erkeklerde aynı şekilde ağlayan yoktur belki ama sinirlenen vurup kıran elbete vardır.
Bir çok değeri kaybetmemek için içimde saklarım. Zamanla içimdeki birikim patlıyor kendi sağlıma yansıyor ama olsun. Sevgimin, sevdiğimin değerini kendimce saklamış olduğuma inanıyorum.
Herşeye rağmen sevmeye çalışıyorum…
Yorum Yapın
