Plan hatası

Balkonda duran bilgisayarımı kurmuştum. Bilgisayar müzelik olduğundan internet gibi bir teknolojiyi paylaştırmadım makinayla. Ethernet kartını taksam bu ne diye soracak çünki 😀 Kısaca çalışması bile mucize. Antikacıya götürsem para edermi bilmem ama tam nostalji makinası. Bilenleriniz vardır kasanın önünde kocaman bir şalter açma düğmesi var 😀 Her neyse, bilgisayarı balkona kurmuştum siteye yazı eklemek için günün serin vakitlerinde balkona oturup birşeyler yazarım düşüncesi ile. Planım buraya kadar güzel gidiyordu. Bir kaç gün serin zamanlarda ve vakit buldukça birşeyler yazdım. Gel gelelimki yazımı bitirdikden sonra sayfama nasıl atacağımı düşünmemiştim. Usb bellek aklıma geldi hemen en pratik olay bilgisayar kasasının arkasına baktım hemen ne görsem USB girişi yok 😀

Bir şekilde ayarlarım nasılsa diyerek vakit buldukca yazmaya devam ettim. En kötü içindeki Hard disk i söküp alırım diye düşündüm. Bu gün baktığımda 10 dan fazla yazı yazmışım ve hiçbirini yayımlamamışım. Hard diski söküp takayım dedim pc kasalarını açıp kapamak ve tekrardan yerine yerleştirmek gözümde fena büyü vazgeçtim. Benim acil şekilde balkondaki külüstürü atıp yerine ” Abi bu ne ” diye sormayan cinsinden almam gerekiyor.

Yoksa buranın fişini çekme gibi bir karar alabilirim…

İçimdeki Savaş

İhmal ediyorum burayı farkındayım. İlk başta ihmal etmemin sebebi temamdı hoşuma gitmiyordu, hadi temayı değiştireyim hevesim tekrardan yerine gelir dedim, temayı düzenledim yaptım derken salakça bir hatadan dolayı bütün uğraşım çöpe gitti. O an zaten ne sayfa nede bilgisayar görmek istemedim. Yavaş yavaş yapmak istediğim temayı yapmaya başladım belki günde 3 saat bilgisayar başındaysam bunun 10 dakikası kendim için uğraştım. Okumaya devam et “İçimdeki Savaş”

Sakin pazar

Havalar feci sıcak nefes aldığına pişman ediyor resmen. Duşumu aldım serin serin oturuyorum. Ne demişler “ türkün aklı ya kaçarken yada sıçarken çalışır “ bende duş alırken sayfamdaki bazı yerleri düşünüyordum. Bir çok kişisel sayfada kategori var fakat benim gözlemlediğim bir süre sonra çarşaf gibi oluyor. Sanırım ilk başlarda 4-5 tane kategori açıyorlar sonradan bu sayı 40-50 oluyor. Bende böyle olmasını istemiyorum. Kategorilerimi tekrardan düzenlemem gerekicek ve olabilecek en ideal olanları açmam gerekiryor. Okumaya devam et “Sakin pazar”

Gülme Krizi

Az çok birçoğunuz biliyorsunuzdur esnemek, gülmek, kaşınmak gibi olayların bulaşıcı olduğunu. Esneme olayını mutlak ve mutlak hepiniz yaşamışsınızdır. Arkadaşınız yada çevrenizden birisi esnemeye başlar ve bir süre sonra kendinizi tutamayıp sizde esnersiniz 😀 Rahmetli Kemal Sunalın filmlerinden birisinde trende giderken kompartımanın içindeki herkes esnemeye başlayıp Kemal Sunalı uyutup cebindeki paraları çalmışlardı. Yanılmıyorsan Tokatçı filmindeydi bu sahne.

Kaşınma olayı çok ilginç bence. Her insanda tik varmış gibi bir varsayım çıkıyor. Gördüğünü yapan tikli kişilerin olduğunu biliyoruz. Hatta magazin programlarının en eğlenceli zamanlarını tikli arkadaşlarla bir dönem geçirmiştik. Gene rahmetli Kemal Sunalın filmlerinden Doktor Civanımda köylü uyuz olup kaşınmaya başlıyordu filmi ne zaman izlesem bende kaşınıyorum 😀 Şu anda aklıma geldi bacaklarımı kaşımaktan yoruldum. Okumaya devam et “Gülme Krizi”

Anladım

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Okumaya devam et “Anladım”

İç Döküş

Bütün kelimelerim tüm söyleceklerim söylenmemişlerim suskunluğa bürünüyor yokluğunda. İstesem de konuşamıyorum seninle susmaktan başka da bir şey gelmiyor elimden. Susup gözlerimden yaş akarken gülümsemekten başka, içimde çığlığa dönüşmüşken söylenmemişlerim.

Acılarımı susturmak öylesine zor ki.Bu sessizliğimde anlar mısın beni yine ? Bugün yine gelmek istedim sana yüreğinle konuşmak istedim. Boğazımda düğümlenen ertelenmiş bütün sözcüklerim. Keş kelere sebep olacaktı biliyorum günlerdir, haftalardır, aylardır böyle oluyor zaten. Ayaklarımı kırdın dilimi susturdun gelemiyorum. Okumaya devam et “İç Döküş”